log101-dot-dev/src/content/bookReview/coevolution.md
log101 862c93412b
All checks were successful
/ Build (push) Successful in 1m5s
feat: new post
2024-08-11 23:15:29 +03:00

32 lines
1.8 KiB
Markdown
Raw Blame History

This file contains ambiguous Unicode characters

This file contains Unicode characters that might be confused with other characters. If you think that this is intentional, you can safely ignore this warning. Use the Escape button to reveal them.

---
draft: true
title: The Coevolution
summary: The Coevolution kitabının incelemesi.
category: fikir
subcategory: Kitap İncelemesi
date: 2024-07-25
bookAuthor: Edward Ashford Lee
publisher: The MIT Press
bookLanguage: İngilizce
bookGenre: Teknoloji Felsefesi
bookCover: ../../images/thecoevolution.jpg
---
<style>
.prose {
margin: 0.5em 0 1em 0;
}
</style>
<p class="prose">
Kitap, makineler ile insanlar arasındaki ilişkiye odaklanıyor ve bu ilişkiyi genellikle yapılanın aksine, makineler açısından ele almaya çalışıyor. Kitaba göre, makineler de aslında bir tür canlıdır; ancak insanlar yalnızca "dijital" türde canlılar üretebildiği için, biyolojik canlılar gibi makinelerin de dijital canlılar (LDB: Digital Living Beings) olduğunu algılayamıyorlar.
</p>
<p class="prose">
Makineler, insanlar için bir tür protez işlevi görüyor. Bu protezler, genellikle geri bildirim mekanizmalarına dayanarak sürekli olarak kendilerini geliştiriyorlar. Hatta birçok makineyi, bir geri bildirim mekanizması olarak değerlendirmek mümkün. Bu durum, bazen -dil modellerinde olduğu gibi- davranışlarınııklayabilmemizin önüne geçebiliyor. Ancak, insanlar uydurma pahasına da olsa her şeyi açıklama ihtiyacı hissettiği için, yapacağımız açıklamaların nitel bir getirisi olmayabilir.
</p>
<p class="prose">
Yazar ayrıca, insanın ne ölçüde taklit edilebileceğine de değiniyor. İnsan, büyük ölçüde analog bir yapıya sahip olduğu için, "bit bitine" kopyalanması mümkün görünmüyor. Ayrıca, bu sistemlerin yaptıklarından kimi sorumlu tutacağımız da bir muamma. Özetle, makineler evrimimizin bir parçası, belki bir gün gelecek, kendimizi onların da kendi kendilerine evrildiği bir süreçte bulacağız.
</p>